Kilo almada tıbbi nedenler

Obeziteyi Artıran Faktörler Nelerdir?

Kilo almada tıbbi nedenler

Çoğu insan kilo alır çünkü günlük hareketlerde ve vücut fonksiyonlarında yaktıklarından daha fazla kalori alır ve içer.

Ancak bazı durumlarda kilo almamız, altta yatan bir sağlık durumundan kaynaklanıyor olabilir. İşte kilo alımına neden olabilecek tıbbi sorunların sık rastlananları.

Tiroit bezinin (Guatr bezi) az çalışması

Tiroit bezi ve salgıladığı hormonlar metabolizmamızın düzenlenmesinde merkezi bir rol oynamaktadır. Yeterli tiroit hormonu üretimi olmadığı zaman metabolizma yavaşlayacaktır. Tiroit hormonu eksikliğinde metabolizmamız yavaşlar ve kilo almamıza neden olabilir. Bu durum genellikle levothyroxine adı verilen guatr bezinin salgıladığı hormonun tablet olarak ağız yoluyla alınması ile tedavi edilir.

Diyabet (Şeker hastalığı) tedavisi

Şeker hastalığı için insülin alan kişilerin ortak yan etkisi olarak kilo alımı görülebilir. İnsülin kan şekeri seviyemizi kontrol etmemize yardımcı olur. Uzun süredir diyabeti olan hastaların bir kısmı kendileri için daha tehlikeli olan “düşük” kan şekerini önlemek için ihtiyaç duyduklarından daha fazla yemek yeme eğilimindedirler.

Yaşlanma

İnsanlar yaşlandıkça göreceli olarak aktivite azalmasından dolayı orta miktarda kas kaybetmeye (sarkopeni) başlarlar. Kaslar etkin ve verimli bir kalori harcama mekanizmasıdır, bu nedenle kas kütlesi kaybı daha az kalori yakmamız anlamına gelebilir. Her zaman aldığımız ve fiziksel olarak daha az aktif olduğumuz miktarda yiyip içersek, bu kilo almaya neden olabilir. Kas kaybını azaltmak için aktif kalmalı ve düzenli kas güçlendirme egzersizleri yapmalıyız.

Steroid (Kortizon hormonu) tedavisi

Aynı zamanda kortikosteroid olarak da bilinen steroidler, astım ve artrit dahil olmak üzere çeşitli durumların tedavisinde kullanılır. Kortikosteroid tabletlerin uzun süreli kullanımı, bazı insanlarda iştahı arttırdığı ve kilo alımına yol açtığı görülmektedir. Doz ne kadar yüksek ve steroid ne kadar uzun kullanılır ise, o kadar fazla kilo alırız diyor. Bunun nedeni hem vücutta su ve tuz tutulumunu artırması, hem yağ birikmesini artırması hem de steroidlerin bizi aç hissettirmesi ile beyindeki açlık ve tokluk duygularını kontrol eden alanları etkilemesi ile fazla yemeye sebep olmasıdır.

Cushing (Fazla kortizon) sendromu

Cushing sendromu 50.000 kişiden 1’ini etkileyen çok nadir görülen ve yüksek düzeyde kortizol hormonu salgılanması ile oluşan bir hastalıktır. Uzun süreli steroid tedavisinin (iatojenik Cushing sendromu) yan etkisi veya kortizon salgılayan bir tümörün (endojen Cushing sendromu) bir sonucu olarak gelişebilir. Kilo alımı, özellikle ense, sırt, göğüs, yüz ve karın bölgesinde sık görülen bir belirtidir. Kortizol etkisi ile yağın bu bölgelere aşırı toplanmasına neden olması nedeniyle oluşur. Tedavi sebebe bağlı olarak, kullanılan steroidin yavaş bir şekilde azaltılması veya tümör sonucu oluşmuş ise salgı yapan dokuların ameliyat ile çıkarılması ile gerçekleşir.

Stres ve bozuk ruh hali

İnsanlar stres, endişe ve moral bozukluğuna farklı tepkiler verebilmektedir. Stres halinde bazı insanlar kilo verir, bazıları ise kilo alır. Bazı insanlar yemeği, moral bozukluğunu gidermek ve tatmin olmak için stresle başa çıkma mekanizması olarak kullanırlar. Sevginin yerini yemek alınca bu olay kısır döngüye yol açabilir. Depresyondan kilo almak bizi daha fazla depresyona sokabilir, bu da kilo almamıza yol açabilir. Duygusal bir yiyici olduğumuzu biliyor isek, egzersiz veya bir hobi, arkadaş aramak, yürüyüşe çıkmak veya dinlendirici bir banyo yapmak en etkili çözümdür.

Yorgunluk ve uykusuzluk

Bazı çalışmalar, günde yedi saatten daha az uyuyan insanların, dokuz saat veya daha fazla uyuyanlara göre daha fazla kilolu olma ihtimalinin yüksek olduğunu göstermiştir. Kesin nedeni belli olmamakla birlikte, yorgun veya uykusuz kaldığımızda mutlu ve doygun hissetmemizi sağlayan kimyasallar ve hormonların (örneğin Ghrelin) düşük kaldığı ve yeme oranını arttığı düşünülmektedir. Bir başka görüşe göre de yorgun hissettiğimiz zaman gün boyunca enerji seviyemizi yükseltmek ve daha az fiziksel aktivite yapmak eğiliminde olduğumuz tespit edilmiştir.

Sıvı tutma

Sıvının tutulması (ödem) , vücudun bazı kısımlarının şişmesine neden olur ve bu da kilo artışına neden olur. Normale yakın olarak değerlendirilen ödem veya şişlikler ile bazı sıvı tutma tipleri olarak uzun süre ayakta kalmak veya adet öncesi şişkinlik oluşması gibi durumlar sayılabilir. Normale yakın olarak değerlendirilen bu ödem veya şişlikler, ayak bilekleri gibi vücudun belirli bir kısmında oluşabilir. Ancak kalp veya böbrek sorunlarını gibi bazı hastalıklarda daha şiddetli ve yaygın sıvı tutulumu nefessizliğe kadar varan olaylara neden olabilir.

Polikistik over sendromu (PKOS, yumurtalık kistleri)

PKOS, kadınların yumurtalıklarında çok sayıda patlamamış yumurta sonrasında oluşan çoklu kist durumudur. Belirtiler düzensiz adet bozukluğu dönemleri, aşırı kıllanma, kilo alma, hamile kalamama gibi olabilir. PKOS’un kesin nedeni bilinmemektedir, ancak çok fazla insülin ve testosteron dahil olmak üzere hormonla ilişkili olduğu düşünülmektedir. PKOS’lu kadınlarda genellikle bel etrafında ağırlık birikimi olur. Ne kadar çok kilo alırsak, o kadar fazla insülin üretiriz, bu da daha fazla kilo almaya neden olur.  

OBEZİT Sistemi için uluslararası tüm literatür ve deneyimlerle, ulusal bir çok çalışma ve kaynak yıllarca takip edilip uygulandı ve karma bir program hazırlandı. Hiç kimse tek başına zayıflayıp kilosunu koruyamaz. Bilinç, bilinçaltı, davranış, çevre ve sosyal değişimler şarttır. Bu sebeple programda kendine özgü yapılandırılmış bir sistem mimarisi kullanılmaktadır.