Fiziksel Aktivite ile Egzersiz Arasındaki Farklar Nelerdir?

 

Fiziksel aktivite, günlük uyanık durumda iken istemli olarak kaslarımızı harekete geçiren hareketler olarak adlandırılır. Yatakta hareket etme, ev işleri, bahçe işleri, yürümek, merdiven çıkmak vb… tüm bunlar fiziksel aktivitenin bir örneğidir. Önemli tanımlarından biri “terletmeyen vücut hareketleri”dir. Terleme kişiye göre değişen bir duyarlılık veya seviyeye sahip olsa da, kişinin terlemeye başlaması, kişisel normal günlük aktivite kapasitesini zorladığının en basit göstergesidir. Ayrıca fiziksel aktivite düzenli bir plan içermez, zaman ve şekil olarak tamamen neden gerekli olduğuna, işe, zamana, ihtiyaca bağlı olarak değişir.

 

Egzersiz ise fiziksel aktivitenin daha özel bir halidir. Planlanmış, düzenli yapılan ve bir amaca yönelik spor aktiviteleri denmesi de mümkündür. Egzersizin temel amacı vücut hareketi ile kas iskelet sistemini hareket ettirmek, yormak, güçlendirmektir. Bu amaçları sağlamadığı ve düzensiz olduğu zaman fiziksel aktivite olarak tanımlanır. Belli bir düzene, vücut sağlığı amacına, terletme derecesinde zorlamaya başladığı zaman Egzersiz olarak adlandırılır. Spor salonlarında antrenman yapmak, yüzmek, bisiklet binmek, koşmak ya da golf, tenis gibi tüm spor aktivitelerinde bulunmak buna bir örnektir.

 

Günlük fiziksel aktivitelerin çoğu hafif yoğunlukta sayılır. Daha ağır fiziksel aktiviteler ile alınabilecek sonuçlar ise elbette günlük basit aktivitelerin sonuçlarından daha etkilidir. Örneğin bahçe işleri yapmak, evde ağır işler yapmak, aletli ve makinalı bakım onarım işleri yapmak gibi kasları ve iskeleti zorlayan, terleten, en az 1 saat süren fiziksel aktiviteler spor veya egzersiz sayılmamasına rağmen bedensel dayanıklılığı artıran aktivitelerdir.

 

Spor veya egzersiz olarak ta hafif düzeyde ve terletmeden yapılan vücut sağlığı artırıcı egzersizler de vardır. Kardiyovasküler fitness buna bir örnektir. Hafif tempoda ya da hızlı koşmak, sakince yürümekten daha fazla yarar sağlar. Ayrıca, spor veya fitness, yaptığınız fiziksel aktiviteye göre değişmez. Dinç olup olmadığınıza ve aktiviteyi ne kadar süre devam ettirebildiğinize göre değişir. Spor, egzersiz, fitness, aerobik, plates ve benzeri hangi isimle anılırsa anılsın bu tür vücut hareketlendirmelerinde temel olan, kasları ve iskeleti zorlamak, dayanma ve cevap verme gücünü artırmak, metabolizmayı hızlandırarak terlemeyi sağlamak, kalp atış hızını artırarak vücutta dolaşım sistemini hızlandırmaktır.

Bu yüzden kardio egzersizleri yaparken kalp ritmimizin belirli bir seviyeye ulaşma aralığı oldukça önemlidir.

 

Fiziksel Aktivite ve Egzersiz Yoğunluğunu Ayarlamak

Bir aktivitenin orta yoğunlukta mı yüksek yoğunlukta mı olduğunu nasıl anlarsınız? Temelde HAFİF veya ORTA-İLERİ olup olmadığına şu yöntemlerle karar veririz.

  1. Terlememe-terleme
  2. Nefesi normal alabilme, nefes almanın hızlanması
  3. Kaslarda ve eklemlerde zorlanma hissedilmemesi, zorlanma ve ağrı hissedilmesi
  4. Kalp atışının normal olması, kalp atış sayısının bir buçuk iki katına çıkması

 

Bir başka cevap eğer bunun cevabını aktiviteyi gerçekleştirirken verebiliyorsanız, o zaman o aktivite orta veya düşük yoğunluktadır. Eğer cevap vermek için nefes almaya ve bir süre dinlenmeye ihtiyaç duyuyorsanız, o zaman o aktivite oldukça yoğundur.

Aktivite, eğersiz, spor, fitness veya aerobik gibi vücudu hareket ettiren bu tür olayların tümünde yapılan hareketin dakikadaki sayısı, taşınan kaldırma yükü, hızı, tekrarlanması gibi seviye değişkenleri vardır. Yaptığınız seviyeye göre aynı tip eylemde zorluk, kolaylık, hafiflik ve ağırlık oranları değişir.

Örneğin çiftli olarak tenis oynamak, tekli oynamaktan daha kolaydır. Diğer yandan balo dansları düşük yoğunlukta iken, aerobik dans ağır yoğunlukta sayılır. Yavaş oynanan halay veya oyun havaları kolay ve hafif iken horon, ata barı, Kafkas gibi oyunlar zor ve ağır spor etkisi yaparlar. Yani yoğunluk seçtiğimiz aktiviteye göre değil, seçtiğimiz aktivitenin gerektirdiği efora göre ölçülür.

Oldukça düşük yoğunlukta bir egzersiz sayılan merdiven çıkma egzersizini, adımlarımızı hızlandırarak yüksek tempolu hale getirebiliriz. Egzersiz seviyemiz tamamen performansınızla ilgilidir.

Fiziksel Aktivite ve Egzersiz Öncesi Değerlendirme

Mantıklı olarak, bir egzersiz programı öncesi aşağıdaki konularda detaylı değerlendirme yapılmalıdır. Bir sakatlanmayı veya vücudun kaldıramayacağı bir baskıdan dolayı yaşamsal risklerin oluşmasını önlemek çok önemlidir. Günümüzde profesyonel sporcuların bile spor esnasında ani ölümle düştüğünü birçoğumuz hatırlayacaktır. Tedbirsiz bir şekilde günlük aktivite artırmaya başlamak kar edeyim derken toptan zarara yıl açabilecektir.

 

  • Kalp ve Solunum Sistemi Dayanıklılığı

Vücut aktivite oranı ne kadar artar ise kalp, damar, dolaşım ve solunum sistemine düşen yük o kadar artacaktır. Kalp ve solunum sisteminin bu yükü karşılayacak gücünün olup olmadığı ve yok ise nasıl bu güce getirileceği profesyonel destek gerektirmektedir.

  • Kas İskelet Sistemi Dayanıklılığı

Vücut bütünlüğümüz kasların gücü ve kemiklerin mukavemet oluşturması ile hareket etmekte ve ayakta durmaktadır. Vücut hareketleri ne kadar artırılır ise kaslara, kemiklere ve en önemlisi eklemlere düşen yükler çok artacaktır. Gerçekleştirilen aktiviteyi karşılama gücüne sahip olmayan iskelet sisteminde kalıcı veya geçici sakatlanmalar olacaktır. Kas iskelet sisteminin bu yükü karşılayacak gücünün olup olmadığı ve yok ise nasıl bu güce getirileceği profesyonel destek gerektirmektedir.

  • Esneklik

Fiziksel aktivite ve egzersiz sırasında kas iskelet sisteminin sınırlarını zorlayan gerilmeler oluşabilecektir. Bu sınırların zorlanması veya esneme, eklemlerin açılması ve kas-tendon yapısının esneme kabiliyeti kazanması ile oluşacaktır.

 

Günlük hayatımızdaki fiziksel aktiviteleri artırarak güzel bir başlangıç yapabiliriz. Mesela, birkaç sokak öteye park edip evinize kadar yürümek, asansör ve yürüyen merdivenleri kullanmamak veya daha az kullanmak, uzun süreli oturmamak ve en az her saat başı küçük-orta hareketler yapmak gün içinde spor kadar olmasa da, spora hazırlık amaçlı olarak fayda sağlayacaktır.

OBEZİT Sistemi için uluslararası tüm literatür ve deneyimlerle, ulusal bir çok çalışma ve kaynak yıllarca takip edilip uygulandı ve karma bir program hazırlandı. Hiç kimse tek başına zayıflayıp kilosunu koruyamaz. Bilinç, bilinçaltı, davranış, çevre ve sosyal değişimler şarttır. Bu sebeple programda kendine özgü yapılandırılmış bir sistem mimarisi kullanılmaktadır.